Neden Gıdıklandığımızı Hiç Düşündünüz Mü | Hanımların Dünyası

loading...

Neden Gıdıklandığımızı Hiç Düşündünüz Mü

Neden Gıdıklandığımızı Hiç Düşündünüz Mü

Neden Gıdıklandığımızı Hiç Düşündünüz Mü

 

neden-gidiklandigimizi-hic-dusundunuzmu

Gıdıklamak insanları güldürmenin en kolay yollarından biridir. Bir insanı güldürmek istediğimizde gıdıklamaya çalışırız. Ya da biriyle tartıştıysanız ortamı yumuşatmak için gıdıklamaya çalışırsınız. İnsan elinde olmadan gülmeye başlar. Gülme siz gıdıklanmayı kesene kadar da devam eder. Bu sizi bazen mutlu eder bazen de sinir eder. Ancak istemsiz olan bu hareketi durdurmanızın maalesef bir yolu yoktur. İnsanların en çok gıdıklandığı bölgeler karın çevresi, ayağın altı ve boyun çevresidir. Bu bölgelerden diğer bölgelere göre daha çok gıdıklanırız. Bunun sebebini deride bulunan sinirlerin çokluğuna veya azlığına bağlayabiliriz. Bu bölgelerde özellikle de ayak altında beyne sinyal gönderen oldukça fazla sinir vardır.

Gıdıklanmayı bilimsel olarak açıklayacak olursak sinirlerin deriye dokunan şeye karşı beyni harekete geçirmesidir. Bu hareket ile beraber gülme tepkisi ortaya çıkmaktadır. Gülme davranışı istem dışı bir davranış yani refleks durumudur. Tıpkı gözümüze bir şey yaklaştırdığımızda göz kapaklarımızın daha hızlı kırpılmaya başlaması gibi bir durumdur. “Peki neden kendimizi gıdıklarken gülme tepkisi oluşmuyor?” dediğinizi duyar gibiyim. Bunu da şu şekilde açıklayabiliriz: Beyin hangi cisimlerin bizden hangi cisimlerin yabancı bir cisimden geldiğini ayırt edebilecek kadar üstün bir organdır. Kendi yaptığınız gıdıklamayı ayırt eder ve tepki vermez. Doğal karşılar ve herhangi bir refleks göstermez. Uzun süre birini gıdıklamamanızı veya gıdıklanmamanızı tavsiye ederiz. Görünüşte güzel gözükebilir ancak her şeyin fazlası zarar lafını bir yerlere not etmek gerekir.

loading...

  • Yazar :

    Hanımların Dünyası Editörü
    iletisim@hanimlarindunyasi.com

EN GÜNCEL İÇERİKLERİMİZDEN BAŞLIKLAR

fb