MENAPOZ DÖNEMİNDE BESLENME | Hanımların Dünyası

loading...

Menopoz Dönemi ve Beslenme

Menopoz Dönemi ve Beslenme

 Menopoz, her kadının belli dönemde erken ya da geç olarak mutlaka yaşayacağı bir süreçtir.

Bu süreç kimi zaman rahat bir şekilde geçirilirken,kimi zaman da daha ağır olabilmektedir.

Kadının üretkenliğinin sonlandığı bir dömedir menapoz.Üretkenliği sağlayan östrojen-progesteron hormonları sayesinde  bu döneme kadar kadın doğurgan bir durumdadır.Ancak bu dönemi sadece doğurganlığın sona erdiği bir dönem olarak geçirmek elbette yaşam şeklimizi daha hareketli ve daha sağlıklı beslenmeyle geçirdiğimizde gerçekleşir.

Bu dönemin en risksiz şekilde atlatılabilmesi sadece bizim elimizdedir.

Menapozda farklı dönemler vardır:

PRE-MENOPOZ DÖNEMİ

Bu dönem genellikle 40 yaş civarı başlar,belirti vermez.Küçük hormonal değişimler vardır,adet dönemler kısalır(21-25) günde bir olarak düşer.FSH hormonlarıartış meydana gelir.Ve sonu menopoz ile noktalanır.

KLİMAKTERUM VE MENOPOZ DÖNEMİ

Cinsel olgunluk devresinin sona ermesiyle bu dönem başlar.Ancak kesin bir sınır yoktur,belli belirsiz meydana gelir.Yunaca da Klimakterum basamak anlamına gelir.Bu dönem kadının üretkenlik dönemi ile yaşlılık dönemi arasında yer alır ve hormonal dengenin farklılaşması ile bir geçiş dönemidir.Çeşitli fizyolojik,psikolojik ve sosyal değişikliklerin ortaya çıktığı bu dönemde en önemli olay menstruasyonun yani adet döneminin daimi olarak kesilmesi olan menopozdur.Bu dönem genellikle 45 yaş civarı başlar ve menopozdan sonraki belli bir süreyi de içine alarak yaşlılık dönemi olarak kabul edilen 65 yaş sınırına kadar sürer.

POST-MENOPOZ DÖNEMİ

Menopozal dönemim en son fazıdır.Menopozdan yaşlılık dönemine kadar olan süredir.Ortalama olarak bu da 6-8 yıllık bir süreyi kapsar.Bir kadının post-menopozda olabilmesi için  12 aylık amenore(adet görememe)periyodunu tamamlamış olması gerekir.Bu dönemde yaşlılığa bağlı organik hastalıklar görülür.

MENOPOZ SÜRECİNDE BESLENME NASIL OLMALIDIR?

Bu süreci rahat ve stressiz atlatabilmek için beslenmeye dikkat edilmeli,fiziksel aktiviteyi hayatımızdan eksik etmemeliyzi.Özellikle bu dönemde vücutta üretimi azalan hormonların ilaçlarla yerine konması ve bu sayede menopoz sonrası görülen koroner damar hastalıkları,kemik erimesi(osteoporoz),ter basmaları,psikolojik gerginlik gibi sorunların çözümünde veya önlenmesinde faydalı olabilmektedir.

Bu dönem beslenmesinde özellikle kilo kontrolü çok önemlidir.

Öncelikle dengeli beslenmeye dikkat edilmeli basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.Kuru baklagil,esmer ekmek(çavdar,kepek,tam buğday)ekmeği tercih edilmelidir.Normal pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tüketilmelidir.

Protein olarak da kaliteli protein kaynakları  tercih edilmelidir.Yoğurt,kefir (probiyotik içerdiğinden),kalsiyum miktarı daha yüksek olduğundan tercih edilebilir.Fındık ,badem,kuru incir,yeşil yapraklı sebzeler iyi birer kalsiyum kaynağıdır.

Et tüketiminde de mümkün olduğunca yağsız et tüketmeye,pişirme yöntemi olarak da ızgara,haşlama ya da buğulama olarak tercih edilmelidir.Etli yemeklere yağ konmamalı,yemeklerde zeytinyağı kullanılmalıdır.

Tuz tüketimine dikkat edilmeli,salamura besinlerden uzak durulmalıdır.Hormonal değişimlerin olduğu dönemlerde vücudumuz ödem tutmaya çok yatkındır.Tuzun da ödemi arttırıcı etkisi olduğundan kaçınmak en doğrusudur.

Fitoöstrojen adını verdiğimiz yeşil yapraklı bitkilerden ve kuruyemişlerden de faydalanmak bu dönemin rahat geçirilmesi için faydalıdır.Kuru fasulye,mercimek,bezelye,soya fasulyesi ve soya yağı,sarımsak,soğan,brokoli,havuç,rezene,keten tohumu içeriğinde fitoöstrojen bulundurmaktadır.Fitoöstrojen insan vücudundaki östrojen benzeri maddelerdir.Bu bitkisel hormonlar yani Fitoöstrojenler fiziksel aktivitenin de yüksek olması durumunda osteoporozdan belirli ölçüde koruma sağlar.

Sigara içen kadınlar ve içmeyenler üzerine yapılan bir araştırmada da sigara içen kadınların menopoz sürecine iki yıl daha erken girdiği görülmüştüğr.Ayrıca sigara içenlerde östrojen metabolizmasının etkilendiği ve sigaranın direkt etkisi nedeniyle kemik mineral içerğinin de azalabileceği saptanmıştır.

Yine bu dönemde sıvı tüketimi arttırılmalı kişi ideal kilosunda olmaya dikkat etmelidir.Çok zayıf kişilerde kilo alarak ideal kilolarında olmalıdır.Çünkü bu dönemde vücut yağ dokusundaki östrojenden de faydalanmaktadır.

Alkollü içecekler ve kafeinden de bu dönem de uzak durulmalıdır.Alınan alkol kemik hücrelerini olumsuz etkilemekte ve kalsiyumun emilimini de olumsuz etkilemektedir.

Tüm bu noktalara dikkat edildiği takdir de menopoz dönemi bizim için sadece  doğurganlığın bittiği stressiz bir süreç olarak geçirilecektir.

Sağlıklı ve keyifli günler dilerim…

loading...

  • Yazar :

    Hanımların Dünyası Editörü
    iletisim@hanimlarindunyasi.com

EN GÜNCEL İÇERİKLERİMİZDEN BAŞLIKLAR

email kaydol hotmail kaydol
fb