Komor Adaları Afrika İki Fransız Bir Bağımsız | Hanımların Dünyası

loading...

Komor Adaları Afrika İki Fransız Bir Bağımsız

Komor Adaları Afrika İki Fransız Bir Bağımsız

Komorlar, Afrika’da Mozambik ve Madagaskar’la okyanus komşuluğu olan bir ada ülkesidir.

Show Tv’de yayınlanan yetenek sizsiniz Türkiye programında Acun Ilıcalı’nın Komor adalarından bir yarışmacının gelmesi dolayısı ile anlattığı bir olaydan yola çıkarak bu yazıyı yazmak istedik.

Acun’un yaşadığı ilginç olay; Bağımsız Komor adasında trafikte çift şeritte ilerlerken bir kamyonun durduğu yerde yol tek şeride düşüyor, yolun tek şeride düşmesi nedeni kaza yaması Acun ve arkadaşları kamyonun ne zaman kaza yaptığını soruyor ve Kamyon tam 7 yıldır orada duruyormuş yani böyle tuhaf bir ülke…

Komor Adaları’nın doğru adı Kamer Adaları’dır. Osmanlı kayıtlarında ve Arapça’da bu isimle geçer. Kamer kelimesi Arapça’da “ay” anlamına gelir. Ancak Fransızlar bu ismi “Komor (Comores)” olarak okumuşlar ve resmiyette de bu ad kullanılmıştır.

Komor Adaları’na İslam 14. yüzyılda girmiştir ve halkın tamamı Müslüman olmuştur. Tarihi kaynaklardan anlaşıldığına göre, bu adalar Müslümanların girmesinden önce büyük ölçüde boştu. Müslümanlar bu adalara girdikten sonra, burada ayrı bir sultanlık kurdular. Zamanla Komor Adaları’nı oluşturan dört büyük adanın her birinde ayrı bir sultanlık kuruldu ve zaman zaman bu sultanlıklar arasında çatışmalar oldu.

18. yüzyılda Tanganika kıyısından gelerek Büyük Komor Adası’na yerleşen Şeyh Ngome de Pate adanın hanım sultanının kız kardeşiyle evlendi. Bu evlilikten doğan Mwinye Mku adlı şahıs Sultan Ahmed adını alarak teyzesinin tahtına geçti ve diğer adaları da kendine bağladı. Sultan Ahmed’in Büyük Komor Adası’ndaki yönetimi 1875’e kadar sürdü. Ancak onun sultanlığı döneminde Fransız sömürgeciler Komor adalarına yönelik saldırılar başlattı ve 1841’de Mayotte adasını ele geçirdiler.

Büyük Komor’da 1875’te Sultan Ahmed’in yerine geçen torunu Seyyid Ali, Fransızlara yanaşmak ve onların himayelerini kabullenmek zorunda kaldı. FransızlarAnjouan Adası’nı da 1886’da Sultan III. Abdullah’ın adaya hükmettiği sırada hâkimiyetlerine aldılar. Böylece, bütün Komor Adaları Fransız hâkimiyetine geçmiş oldu.

Adalardaki geleneksel sultanlık yönetimi (emirlik) Fransız hâkimiyeti altında 1912’ye kadar devam etti. Fransızlar 1912’de bütün yerel yönetimleri ve İslâmi uygulamaları ortadan kaldırdılar ve Komorlar’ı yine kendi hâkimiyetlerinde olan Madagaskar’a bağladılar. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Komor Adaları Müslümanları, bağımsızlık mücadelelerine hız kazandırdı ve bu amaçla Tanzanya’da bazı örgütler kurdular. Bu örgütler sonra Komor Adaları Milli Kurtuluş Hareketi bünyesinde birleşerek organize bir faaliyet içine girdiler.

Fransa, 1974’te adaların geleceğiyle ilgili bir referandum yapmak zorunda kaldı. Açıklanan sonuçlara göre Mayotte Adası halkının % 65’i Fransız idaresinin devamını, diğer adalardaki halkın ise % 95’i bağımsızlığı istemişti. Fransa, 1 Ocak 1976’da Mayotte Adası dışındaki adaların bağımsızlığını kabul etti. Ancak ilginçtir ki, kurulan bağımsız cumhuriyetin başkanlığına bir batı hayranı olan Ali Suveylih geçirildi.


Okuyucunun dikkatine: aşağıdaki paragraf, nesnel verilerden ziyade yazarının kişisel fikirlerini yansıtmaktadır. Zira, dünya tarihinde olayların bu tür saiklerle geliştiğine dair örnek bulmak çok mümkün görünmemektedir. Modernleşme ile “işgalcilerin başaramadıkları” ifadelerinin aynı cümlede bu şekilde kullanılması, sanki işgalciler adaların modernleşmesi için ordalardı intibaı uyandırmaktadır. —–

Ali Suveylih, ülkesini modernleştirme iddiasıyla İslâmi tesettürü ortadan kaldırmak dahil birtakım reformlar gerçekleştirmek suretiyle Fransız işgalcilerin başaramadıklarını başarma çabası içine girdi. Ancak 1978’de Ahmed Abdullah tarafından gerçekleştirilen bir darbeyle Ali Suveylih görevden uzaklaştırıldı. Yeni başkan Ekim 1978’de anayasayı değiştirerek devletin resmi adını Komorlar Federal İslâm Cumhuriyeti yaptı. Ahmed Abdullah da Fransa’yla iyi geçinmeye özen göstermesine ve İslâmizasyon faaliyetini sadece halkı kendine bağlamak için kullanmasına rağmen Batılıların desteklediği paralı askerler tarafından kendisine karşı birkaç kez başarısız darbe girişiminde bulunuldu. Batılı güçler Ahmed Abdullah’ın ülkenin İslâmi kimliğine önem vermesinden rahatsız oluyorlardı. Ahmed Abdullah, Kasım 1989’da bir suikast sonucu öldürüldü ve yerine Said Muhammed Çuhar geçirildi.

loading...

  • Yazar :

    Hanımların Dünyası Editörü
    iletisim@hanimlarindunyasi.com

BENZER YAZILAR

Yorum Yaz

500 karakter kaldı

Henüz hiç yorum yapılmadı.

EN GÜNCEL İÇERİKLERİMİZDEN BAŞLIKLAR

email kaydol hotmail kaydol
fb