Hangi Belirtiler de Bebeği Doktora Götürmelisiniz? | Hanımların Dünyası

loading...

Hangi Belirtiler de Bebeği Doktora Götürmelisiniz?

Hangi Belirtiler de Bebeği Doktora Götürmelisiniz?

“Bebeğin her ağladığında doktora giderseniz, işiniz iş.” der, panik yapan yeni annelere anneleri… Aslında birazda haklılar onların tecrübelerini dinleyerek ama en çok da uzmanlara kulak vererek doktora ne zaman gidip gitmeyeceğimize karar vermeliyiz. Hangi durumların normal hangi durumların anormal olduğunu Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Alper Bıçkıcı’yasorduk.

Hastalık tespitinde şikayetlerin hasta tarafından ifade edilmesi, doktor ve aile açısından yol gösterici olurken, bebeklerde çok daha dikkat ve gözlem gerektirir. Ağlama ve huzursuzluk açlık ve uykusuzluk belirtisi olabildiği gibi, hastalık habercisi de olabilir. Aileler bu noktada hassas davranmalı, gerektiğinde doktora başvurmalıdır.

Ateş: Ateş çoğu zaman hastalıklarda altın standarttır. Bebeklerde ateş ölçümü; koltuk altı, makat, kulak ve dil altı yoluyla yapılabilir. Koltuk altından ölçülen vücut ısısının normal değeri 36,5-37 C’dir. Makattan ölçüm, iç vücut ısısına en yakın ve en güvenilir ölçümdür. Makattan ölçümde 38 C’nin üzerindeyse çocuk ateşli sayılır. Makattan 39 C ve koltuk altından 38 C altındaki ateşlerde giysileri çıkarma, ateş düşürücü (parasetamol, ibuprofen) kullanabilirsiniz.

ANCAK 1-2 SAAT İÇİNDE DÜŞMEYEN ATEŞTE VE 6 AYDAN KÜÇÜK BEBEKLERDE MUTLAKA EN KISA ZAMANDA DOKTORA GİTMEK GEREKİR.  Ateş sıklıkla enfeksiyonla birliktedir, bununla birlikte her enfeksiyon hastalığında bebeklerde ateş olmayabilir. Sadece huzursuzluk, ağlama ve az kilo alma ile kendini gösterebilir. Virütik enfeksiyonlarda ateş daha azdır. Diş çıkarma dönemlerinde en fazla 37.7 C koltuk altı ateşi görülebilir, yenidoğanın ilk günlerinde anne sütü-mama alımı yetersiz olan bebeklerde de ateş görülebilir. (Dehidratasyon ateşi).

Kusma: Kusma bir yaşına kadar kesilmiş süt şeklinde az miktarda olduğu sürece ve bebekte kilo alımı aylık en az 500 gr ise normal kabul edilir. Ancak aniden fışkırır tarzda kusma, ishalle, ateşle beraber olan kusma, sarı renkli kusmalar ile her yaşta travmadan sonraki kusmalar (beyin sarsıntısı anlamına gelebilir) mutlaka çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir.  Kusma, ishal, kulak, boğaz enfeksiyonu, sinir sistemi enfeksiyonundan olabilir. Çoğu zaman göz ardı edilen idrar yolu enfeksiyonları aslında bebeklerde çok önemlidir.
Bebeğiniz kusarken yan yatırmalı ve ağzının içerisindekileri temizlemeli, böylece solunum yollarının tıkanmasını engellemelisiniz.

İshal: Anne sütü alan bebeklerde 6-7’den fazla, almayanlarda 3’den fazla sulu dışkılama ishal olarak kabul edilir. Sık dışkılama sulu değilse ishal değildir.  Anne sütünün kesildiği, ek gıda verilmeye başlandığı 6-24 ay, çocuklarda ishal oranı en yüksek dönemdir. Türkiye’de ishal; 1 yaşından küçük bebeklerde üçüncü, 1-4 yaş arası çocuklarda ikinci sırada ölüm nedenidir. Bu nedenle Türkiye’de başlamış olan en sık ishal etkeni Rotavirüs (ishal virüsü) aşısı çok önemli yere sahiptir.

İshal en sık mikrobik (virüs, bakteri, parazit) nedenleriyle ağız yoluyla bulaşmaktadır. Özellikle içme suları en çok suçlanan bulaş yoludur. Anlaşıldığı üzere hijyen önemlidir, suların kaynatılması, el temizliği gereklidir. Diğer ishal nedenleri arasında diş çıkarma döneminde, beslenme bozukluğu (yetersiz beslenme), irritable bağırsak hastalıkları, inek sütü alerjisi ve ilaç yan etkisi yer alır. Lüzumsuz kullanılan antibiyotikler ishal yanında bağırsak florasını bozduklarından (geçici laktoz intoleransı) dolayı uzamış ishale yol açar. Uzamış ishalin nedeni geçici laktoz intoleransı dışında parazitler (G. Lamblia, E. Histolytica, Cryptosporidium, Cyclospora, Trichinella) olabilir.
Hafif ishaller genellikle 3-6 gün sürer, evde tedavi edilebilir. Anne sütü alan bebekler daha sık emzirilmelidir. Kaybedilen sıvılar yerine 6 aydan büyük bebeklerde her ishalde sonra kilo başına 10 ml Oral rehidratasyon sıvıları (ORS) verilmelidir.

İshaldeki en büyük tehlike sıvı kaybıdır. İshal olan çocuğun gözleri ve bıngıldağı çöker, dudakları ve ağzı kurur, daha seyrek ve koyu idrar yapmaya başlar, ağlarken gözyaşı akmaz ve uykuya eğilimi olmaya başlarsa önemli derecede sıvı açığı var demektir. Bu durumdaki çocukların acilen doktora götürülmesi gerekir.
İshal mukuslu, kanlı ise veya karında kramp tarz ağrılar ve ateş eşlik ederse, E. coli haricinde amipli dizanteri – sigella gibi parazitik enfeksiyon şüphesi vardır.  Antibiyotik tedavisi için doktor görmelidir.

Öksürük: Bebeklerde öksürük olduğunda aileyi endişeye sevkeden zatürre ve bronşiolit olması ihtimalidir. Kuru öksürük genellikle boğazdaki tahriş ya da enfeksiyona bağlı iken hırıltılı balgamlı öksürük sıklıkla RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs)’ye bağlı üst solunum yolu enfeksiyonundan bronşiolit ve zatürreye kadar giden tablo belirtisidir.  Ani başlayan öksürükte yabancı cisim aspirasyonu şüphesi vardır ve hemen acil hekimine gidilmelidir. Öksürük başladığında bebeğin bol sıvı alması sağlanmalı, kuru öksürükte su kaynatılıp buharı solutulmalıdır. Rezene, papatya çayı gibi sıcak içecekler, çay kaşığı ile boğazdaki tahrişi azaltabilir. Balgamlı öksürükte sırta avuç içiyle sarsma tarzında vurulmalı sekresyonların harekete geçmesi sağlanmalıdır. Ateşin eşlik etmesi, hırıltının arttığının görülmesi, solunum kaslarında içe doğru çekilmeler görülmesi ve solunum hızının arttığının fark edilmesi durumunda en kısa sürede çocuk doktoruna gidilmelidir.

Bebeklerde kaşıntı-alerji: Bebeklerin ciltleri çok hassastır bu nedenle şampuan ve sabunlar hassas ciltlere uygun, hipoalerjik olmalıdır. Öyle ki çoğu bebekte egzama nedeni rastgele kullanılan yumuşatıcı, sabun ve şampuanlarla gelişmektedir. Ek gıdalara geçildiği 6. aydan itibaren kaşıntılı lezyonlarda yeni başlanan ek gıda sıklıkla sorumludur. Örneğin, yumurta ilk verileceği zaman sarısının 1/8 ile başlanmalıdır, ek besinler az miktar ve kontrollü verilmelidir.  İnek sütü alerjisi ihtimali nedeniyle inek sütü 1 yaşından önce önerilmez. Anne sütü alan bebeklerde alerjinin, astımın daha az görüldüğü saptanmıştır.

Böcek sokmaları: Böcek sokması durumlarında kızarıklık, kaşıntı 24 saat içinde geçiyorsa bu durum karşısında genellikle sorun yoktur.  Reaksiyon yerinin şişmemesi için buz uygulanmalı ve alerjiye karşın bir losyon sürülmeli. Ancak alerjik bir durum varsa, çocuğun yüzünde gözünde şişmeler varsa hiç vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır.

Uyumama-sık uyanma: Bebeğiniz geceleri uyumuyor, sık uyanıyor olabilir, ailelerin son zamanlardaki en sık yaşadığı sorunlardan birisi de bebeğin gece yarılarına kadar uyumamasıdır. Uyaranların gün geçtikçe arttığı bir dünyada yaşıyoruz artık… Araba sesleri, televizyonların renkli ve çok sesli dünyasından evimize giren uyaranlar, bebeklerin her gün biraz daha uykularından çalmaya başlıyor. Bu nedenle yapabileceğimiz en önemli uygulama bebeğin ortamını ses ve görüntü kirliliğinden temizlemek, güvende hissedebileceği bir ortam oluşturmaktır. Sık uyanmasının sebeplerinden bir tanesi bebeğinizin sizin yanınızda olmak istemesidir. Yatağınıza yakın yere beşik, karyola yerleştirebilirsiniz.

Sık uyanmanın diğer sebepleri, bebekte mide reflünün olmasıdır ki gündüz çok sık kusmalar, gece ağlamaları, tıkanma tarzı ses çıkarmaları bebeğinizdeki reflünün belirtisidir ve çocuk doktoruna biran önce götürmeniz gerekir. Ek gıdalara başlandığı zaman oluşan alerji ve besin intoleransı sık uyanmakla birlikte genellikle yanaklarda ve vücutta kırmızılığın eşlik ettiği durumdur. Bebeğiniz sürekli tıkalı bir burunla uyanıyorsa yattığı odadaki toz alerjisi, nemli odada küf mantarları ve tüylü oyuncaklar buna sebep olabilir. Bu noktada gereken önlemler alınmalıdır.

Ağrı: Vücutta yolunda gitmeyen olayların oluştuğunu haber vermesi nedeniyle ağrı, bebeklerde önemlidir. Bebekler genellikle bakışları ve tavırları ile ağrıyı belli eder. Her zamanki halinden daha huzursuz olması, muayene sırasında yüzünü buruşturma, ağrıyan bölgeyi çekme, o bölgeye dokunulduğunda daha fazla ağlama gibi davranışlarla ağrısını ifade eder. İlk 5 ay kolik (gaz) sancıları bebeklerde çok sıktır. Rezene, papatya çayı gibi bitkisel tedaviler bir miktar faydalı ise de anne yediklerine dikkat etmediği taktirde bebeğin şikayetleri devam edecektir. Şiddetli ağlama yani 1 saatten fazla süren ağlama, ateş, kusma, ishalin eşlik ettiği ağlamalarda en kısa zamanda doktora gidilmelidir.

loading...

  • Yazar :

    Hanımların Dünyası Editörü
    iletisim@hanimlarindunyasi.com

EN GÜNCEL İÇERİKLERİMİZDEN BAŞLIKLAR

email kaydol hotmail kaydol
fb